Geçtiğimiz ay yaşadığım troponin yüksekliği sonrası temkinli olma adına biraz mesafeyi azaltalım demiştik. Bu yüzden Hasan Dağı Ultra Trail 2025’in 16 K parkuruna yarış psikolojisinden çok “antrenman koşusu” niyetiyle gittik. Plan basitti: kontrollü tempo, keyif ve sağlıklı bir finiş.
Yarışlar tuhaf bir şekilde insanın içindeki özü ortaya çıkarıyor. Biz temkinli koşmak için oradaydık; fazla zorlamamak, sadece sağlıklı bir finiş görmek için… Ama anladık ki, ufak tefek aksilikler bile Sema’yı durduramıyor — kürsü onun için artık bir sürpriz değil, bir refleks.
Bu yazı; yarış anılarımızdan kısa bir özet ve YouTube vlogumuzun arka planıdır.
Sabah: Hafif Rüzgâr ve Sessiz Hazırlık
Yarış sabahı Hasan Dağı’nın eteklerine vardığımızda içimizi titreten bir soğuk ve hafif bir rüzgâr vardı. Start alanında yüzler gergin değil, odaklanmıştı. Ayakkabı bağlama, geç dağıtılan kitleri alma ve son kez çantayı kontrol etme ritüeli… Sonrasında sessiz bir yürüyüşle start çizgisi.
Yarış: Tempo Rahattı, Güç Bizdeydi
İlk kilometreler kontrollü ve rahattı. Hafif tempo, sohbet ve manzaranın tadını çıkarma…
Derken eğim hafif hafif arttı . Volkanik kaya, rüzgâr, nabız ve adım ritmi arasında hassas bir denge kurmak gerekiyordu.
Yarış zorlu değil aksine akışkan ve keyifliydi. Ama her kilometrede hissettiğimiz şey aynıydı:
“Beraber koşuyoruz.”
Bazen biri öne geçti, sonra diğeri… ama ritim hiç bozulmadı. Gücü veren tempo değil, eşlikti.
Amacımız Sağlıklı Tamamlamaktı… Ama Hayat Sürpriz Seviyor
Planımız netti:
Bitiş çizgisine rahat ve sağlıklı ulaşmak — hepsi buydu.
Yarışın son tırmanışında Hasan Dağı sertleştiğinde Sema’nın dizinin yan tarafında bir ağrı girdi ve temkini elden bırakmamak için yavaşladı. Ben devam ettim, aramızdaki mesafe açıldı.
Ama parkurun farklı noktalarında ara ara telefonla haberleştik; “İyi misin?”, “Devam edebilecek misin?” diye…
Cevap hep aynıydı:
“Yavaş ama gidiyorum, merak etme.”
Ben yaklaşık 10 dakika önce finişe vardım.
Onu finiş kapısından gelene kadar gözlerimle aradım — o anki duygu yarıştan daha büyüktü.
Derken anons yapıldı:
Sema 16 K yaş kategorisinde birinci.
Bu yarışa derece hedefiyle gelmemişti… Üstelik diz ağrısıyla koşmuştu.
Ama söylediğim gibi:
Bazı kürsüler performans değil — karakter sonucudur.
Hasan Dağı’nda bir kez daha bunu gösterdi.
Vlogda Neler Var? 🎥
- Hasandağ parkurundan görüntüler
- Drone çekimleriyle eşsiz manzaralar
- Zorlu etaplarda birlikte mücadele
- Finiş çizgisi
📺 İzlemek istersen:
Sonuç: Yolun Kendisi Zafer
Volkanın Kalbinde Adımlar bize sadece dik yokuşları, soğuğu ve rüzgârı göstermedi; insanın kendisiyle konuştuğu, sessizlikte güç bulduğu bir deneyim sundu.
16 kilometre uzun değildi belki, ama anlamı büyüktü:
Bazen hedef mesafe değil, mesafenin içindeki hikâyedir.
Hasan Dağı’na doğru koşarken yükselen nabızdan çok, yükselen kararlılığı hissettik.
Her adımda yol hafifledi, çünkü yalnız değildik — aynı parkuru paylaşmanın verdiği güç vardı.
Bu rotanın ödülü madalya ya da derece değildi; insanın kendi sınırlarını sessizce aşmasının verdiği derin tatmindi.
Sen hiç bir dağın yamacında, rüzgârın suratını kestiği bir koşuda şunu hissettin mi?
“Burada olmamın tek sebebi — kendimin en iyisi olmak.”
📍 Orbis Vitae — Koşunun, doğanın ve yaşamın ritmini arayanların hikâyesi.




Yorum bırakın