Öncelikle küçük bir not: Bu yazı herhangi bir reklam, sponsorluk veya iş birliği kapsamında hazırlanmadı. Burada bahsettiğim tüm ürünleri kendi araştırmalarım sonucunda satın aldım ve paylaşacağım görüşler tamamen kişisel deneyimlerime dayanıyor.

Evimizin en meraklı, en nazlı ve muhtemelen en disiplinli bireyi olan kedimiz Chia, günlük rutinlerine oldukça bağlı bir karaktere sahip. Mama saati birkaç dakika gecikse bunu bakışlarıyla belli eder, su kabı boşalmaya yaklaşsa ilk fark eden yine o olur.
Bir üniversite öğretim üyesi ve hekim olarak yıl içerisinde çeşitli kongrelere katılıyor, eğitimler veriyor ve zaman zaman yurt dışı seyahatleri gerçekleştiriyorum. Geçtiğimiz dönemde Almanya ve Hollanda’yı kapsayan bir aile seyahatimiz oldu. Köln, Düsseldorf, Utrecht ve Amsterdam arasında geçen bu birkaç günlük gezi öncesinde valiz hazırlıkları kadar düşündüğümüz bir konu daha vardı:
“Chia biz yokken nasıl olacak?”
Elbette geniş ailemiz gerektiğinde destek oluyor. Ancak kedi bakımında mesele yalnızca mama vermek değil. Düzenli beslenme, temiz suya erişim ve hijyenik bir tuvalet ortamı da en az bunun kadar önemli.
Bu nedenle bir süredir evimizde K-Paw Litter, K-Paw Feeder Pro ve K-Paw Drinker-2 kullanıyoruz.
Bu ürünlere karar vermeden önce oldukça fazla kullanıcı yorumu okudum. Genel olarak kullanıcı deneyimleri olumlu olsa da bazı yorumlarda özellikle tedarik sürecinin zaman zaman uzayabildiğinden bahsediliyordu. Açıkçası bizim siparişimizde de teslimat beklediğimizden biraz daha uzun sürdü. Ancak süreç boyunca yönelttiğimiz sorulara üretici firmanın yanıt vermesi ve iletişimin kopmaması olumlu bir izlenim bıraktı. Ürünler elimize ulaşıp günlük hayatımızın bir parçası haline geldikten sonra ise beklediğimize değdiğini düşündük.
K-Paw Litter: Defne’nin Görevini Devralan Makine

Evimizde kum temizliği uzun süre kızım Defne’nin görevlerinden biriydi. Elbette herkes gibi bazen unutulduğu ya da nadiren ertelendiği günler oluyordu.
K-Paw Litter’ın hayatımıza girmesiyle bu görev büyük ölçüde otomatik hale geldi.
Biz cihazı topaklanmanın tam olarak oluşabilmesi için 3 dakikalık temizleme gecikmesiyle kullanıyoruz. Bu ayar şimdiye kadar oldukça başarılı sonuç verdi. Chia tuvaletini kullandıktan sonra cihaz otomatik olarak temizliği gerçekleştiriyor ve atıkları kapalı haznede topluyor.
Tek kedili bir evde bizim deneyimimizde yaklaşık 10-13 gün boyunca herhangi bir müdahaleye ihtiyaç duymadan çalışabiliyor. Daha da önemlisi bu süreçte evde hiçbir koku oluşmuyor.
Burada hoşuma giden nokta, cihazın bunu bir oda parfümü ya da yapay koku kullanarak yapmaması. K-Paw Litter koku kontrolünü iyonizasyon sistemiyle sağlamaya çalışıyor. Yani kokuyu başka bir kokuyla bastırmak yerine kaynağını azaltmaya odaklanıyor.
Almanya ve Hollanda dönüşünde eve girdiğimizde bizi karşılayan ilk şey kötü koku değil, kapının önünde bekleyen Chia oldu. Bu da sistemin gerçekten işe yaradığını gösteren güzel bir testti.uyor.
K-Paw Drinker-2: Musluk Başında Nöbet Tutan Kediler İçin

Chia’nın uzun yıllardır değişmeyen bir alışkanlığı vardı.
Evde biri banyoya ya da mutfağa gittiğinde peşinden gelir, lavaboya tırmanır ve musluğun açılmasını beklerdi. Akan suya karşı ilgisi her zaman normal su kaplarından daha fazlaydı.
Bu nedenle K-Paw Drinker-2’yi beklediğimizden daha hızlı benimsedi.
Cihazın sürekli dolaşan su sistemi onun ilgisini çekti ve kısa sürede günlük rutininin bir parçası haline geldi. Hâlâ zaman zaman lavaboya çıkıyor ama artık su ihtiyacını karşılamak için bizi göreve çağırma sıklığı belirgin şekilde azaldı.
Drinker-2’nin benim için en büyük avantajlarından biri ise kablosuz çalışabilmesi oldu. Evin içinde istediğimiz yere yerleştirebiliyor, kablo karmaşasıyla uğraşmıyoruz. Üreticinin belirttiği değerlere göre şarj süresi kullanım koşullarına bağlı olarak 75 güne kadar ulaşabiliyor. Pratikte bu, cihazı sürekli şarj etmeyi düşünmek zorunda kalmamak anlamına geliyor.
K-Paw Feeder Pro: Kongredeyken Bile İçiniz Rahat

Kedi sahipleri iyi bilir; bazen evden uzakta olduğunuzda aklınıza gelen ilk şey “Acaba mamasını yedi mi?” sorusudur.
K-Paw Feeder Pro’nun benim için en değerli özelliği tam da burada ortaya çıkıyor.
Belirlediğimiz saatlerde ve belirlediğimiz miktarlarda mama otomatik olarak servis ediliyor. Ancak sistemi benim için farklı kılan şey kamera özelliği ve mobil uygulama desteği.
Kongredeyken, uzun bir toplantıdayken ya da yurt dışında gezerken uygulama üzerinden sistemi kontrol edebiliyor, öğünleri takip edebiliyor ve Chia’nın mama alanındaki hareketlerini görebiliyorum.
Bu özellik özellikle Almanya ve Hollanda seyahatimiz sırasında oldukça iç rahatlatıcıydı. Elbette teknoloji hiçbir zaman sevginin yerini tutmaz ama evden uzakta olduğunuz zamanlarda günlük düzenin devam ettiğini görmek güzel bir his.
Özellikle Feeder Pro’nun kamerası sayesinde yalnızca mamanın verilip verilmediğini değil, Chia’nın öğün saatlerinde mama alanına gelip gelmediğini de görebiliyorum. Uygulama üzerinden öğünleri düzenleyebilmek ve sistemi takip edebilmek, yoğun kongre günlerinde veya seyahatlerde düşündüğümden daha kullanışlı çıktı.
Teknoloji Yerine Geçmez, Ama Destekler
Elbette hiçbir cihaz Chia ile geçirilen zamanın, oyun saatlerinin veya akşamları koltuğa kıvrılıp yanımıza uzanmasının yerini alamaz.
Ancak teknoloji bazı sorumlulukları daha kolay yönetilebilir hale getirebilir.
K-Paw Litter, K-Paw Feeder Pro ve K-Paw Drinker-2 bizim için tam olarak bunu sağladı. Özellikle kongreler, eğitim programları ve yurt dışı seyahatleri nedeniyle evden uzak kaldığımız dönemlerde Chia’nın günlük düzeninin korunmasına yardımcı oldular.
Şu an için kendimi iki farklı dünyada gidip gelirken buluyorum.
Sonuç olarak bir ürünün gerçekten işe yarayıp yaramadığını anlamanın en iyi yolu onu günlük hayatın içine dahil etmektir.
Bizim deneyimimizde K-Paw ekosistemi, Chia’nın bakımını tamamen otomatik hale getirmedi; zaten böyle bir beklentimiz de yoktu. Ancak mama, su ve tuvalet gibi temel ihtiyaçların daha düzenli şekilde yönetilmesini sağladı.
Belki de en önemlisi, kongrede bir oturum arasında ya da Amsterdam’da bir kanalda yürürken aklımıza gelen “Acaba Chia’nın her şeyi yolunda mı?” sorusuna daha rahat cevap verebilmemizi sağladı.
Ve sanırım bir kedi sahibinin aradığı şey tam olarak bu: Evden uzakta olsanız bile onun alıştığı düzenin devam ettiğini bilmek.



Yorum bırakın